Дървен материал от www.emsien3.com

The best bookmaker bet365

Best bookmaker bet365 Bonus

Menu
Galatasaray'da Rota Clarence Seedorf

Galatasaray'da Rota Clarence Seedorf

Galatasaray'da teknik direktör Hamza Hamzaoğlu gitti, Mustafa Denizli ismi gündemde anca...

Farelerin Spermi, Fillerden Bile Daha Büyük

Farelerin Spermi, Fillerden Bile Daha Büyük

Bilim adamlarına göre; fareler, üreme konusunda fillerden daha ileride. Çünkü fareler kü...

Dosya Masrafı Geri Alma Vaadiyle Vatandaşı Çarpan Örgüt Çökertildi

Dosya Masrafı Geri Alma Vaadiyle Vatandaşı Çarpan …

Call center ofisinden Türkiye'deki binlerce kişiyi kredi kartı borçları yapılandırması v...

PKK Paçavrası Asmak İsteyen Teröristler Arkalarına Bakmadan Kaçtı

PKK Paçavrası Asmak İsteyen Teröristler Arkalarına…

Şırnak'ın Cizre ilçesinde Çarkendal Tepesi'ne yeniden flama asmak isteyen PKK'lı teröris...

Selfie hırsızları ele verdi

Selfie hırsızları ele verdi

Çaldıkları parayla selfie çektiren hırsızlık çetesi üyeleri düzenlenen operasyonla yakal...

Öğretmen boya badana yapıyor…

Öğretmen boya badana yapıyor…

Türk Eğitim-Sen, öğretmenlerin sosyo-ekonomik durumları konusunda anket yaptı. Ankete ...

Balyoz’da çok kritik şüpheli!

Balyoz’da çok kritik şüpheli!

Balyoz davasında şok bir gelişme yaşanıyor. İstanbul 1. Ordu Komutanlığı'ndan Baransu'ya...

Sinan Oğan adaylığını açıkladı

Sinan Oğan adaylığını açıkladı

MHP'de Devlet Bahçeli'ye ilk rakip çıktı. Sinan Oğan resmen MHP Genel Başkanlığı'na aday...

31 Milyar Dolarlık Para Kül Oldu...!!!

31 Milyar Dolarlık Para Kül Oldu...!!!

Çin'de tedavülden kalkmış paralar imha edildi anceng kentinde Mart ayında hizmete giren...

Bu Çamaşırlar Hasta Ediyor...!!

Bu Çamaşırlar Hasta Ediyor...!!

GİYMEMENİZ GEREKEN 8 İÇ ÇAMAŞIRI! Sağlığınız için bu iç çamaşırlarını giymemeye ö...

Prev Next

C5 dosyasından Muhsin Yazıcıoğlu çıktı!

Dink cinayetiyle gündeme gelen polisin içindeki 'C5' bürosuna gönderilen dosyalar için Muhsin Yazıcıoğlu ile ilgili 61 belge gönderildiği ortaya çıktı.

 

Posta gazetesi yazarı Nedim Şener, Hrant Dink cinayetiyle gündeme gelen polisin içindeki ‘C5′ bürosuyla ilgili yazdı. C5′e Malatya Zirve cinayeti ile ilgili 3 belge, helikopter kazasında ölen Muhsin Yazıcıoğlu hakkında 61 belge gönderilmiş.

C5’in Ergenekon operasyonunun planlandığı illegal bir büro olduğunun kesin olduğunu yazan Şener, 5 Mart 2009’da helikopter kazasında ölen dönemin BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun da C5 tarafından takip edildiğini belirtti. Yazıcıoğlu hakkında 9 Eylül 2008-23 Mayıs 2012 arasında 61 belgenin C5′e gönderildiğini kaydeden Şener, ayrıca o büroda Malatya Zirve cinayeti ile ilgili 3 belgenin bulunduğunu yazdı. Şener’in yazısı şöyle:

“Hrant Dink cinayetinde devlet görevlilerinin ihmal, kusur ve kasıtlarıyla ilgili soruşturma tamamlandı, iddianame yazıldı. Dün basına yansıdı; Hrant Dink cinayeti planlandığı 2006’da Trabzon’da Emniyet Müdürü, öldürüldüğü 2007 yılında da İstihbarat Dairesi Başkanı (İDB) olan Ramazan Akyürek ile aynı dönemlerde C Şube Müdürü olan Ali Fuat Yılmazer’in hakkında ‘kasten öldürme’ iddiasıyla müebbet hapis cezası istendi.

İddianamede suçlanan isimler arasında şu andaki İstihbarat Dairesi Başkanı Engin Dinç, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler’in isimleri de var. İddianamede Hrant Dink’in öldürülmesinin ‘araç suç’ olduğu yazılı.

‘Amaç suç’ ise Ergenekon ve Balyoz gibi soruşturmaları başlatmak için zemin hazırlamak. İstihbaratçılar başından beri öldürüleceğini bildikleri Hrant Dink cinayetine sırf Ergenekon operasyonunu başlatabilmek amacıyla göz yummakla suçlanıyor. Bu nedenle bazı isimler hakkında ‘kasten öldürme’ gibi ağır bir suçlama da bulunuyor.

MUHSİN YAZICIOĞLU DOSYASI DA VAR

Bu suçlamanın dayandırıldığı delilerden birisi de Ali Fuat Yılmazer’in Ramazan Akyürek ile işbirliği yaparak 2006 yılı Haziran ayında Ankara’da İstihbarat Dairesi Başkanlığı bünyesinde yasadışı olarak kurduğu ‘C5’ isimli büro gösteriliyor. Azınlıklar ve sağ terör örgütleriyle ilgilenen İstihbarat Daire Başkanlığı C Bürosu’nda ‘C5’ isimli illegal büro Ramazan Akyürek’in Trabzon’dan İDB Başkanlığı’na atanmasından sonra kuruldu. ‘C5’ isimli şube daha sonra Ergenekon operasyonuna dönüştürülecek ve kısaca ‘Ulusalcılar’ denilen, ‘Milli hassasiyetleri istismar faaliyetleri, aşırı sağ…’ gibi konuları takip için kurulmuş.

İlginç olan bu şubede aynı dönemde Hrant Dink cinayeti, Malatya Zirve Yayıncılık, Ergenekon yanında BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü ile ilgili belgeler de bulundu. Bu büroya Hrant Dink ile ilgili olarak 1 Haziran 2006 ile 9 Eylül 2006 arasında toplam 29 adet rapor ve belge gelmiş. Bu belgelerin 19 Ocak 2007’de işlenen Dink cinayetinden sonra bu büroya gelmiş olması normal karşılanabilir. Yok eğer Dink öldürülmeden önce bu belgeler C5’e alınmışsa çok daha farklı bir sonuç ortaya çıkar.
Yine aynı tarihler arasında Malatya Zirve cinayeti ile ilgili 3 belge, ulusalcılarla ilgili 6 bin 260 belge bu büroya girmiş. Tuhaf olan ise 25 Mart 2009’da helikopter kazasında ölen Muhsin Yazıcıoğlu hakkında da 9 Eylül 2008-23 Mayıs 2012 arasında toplam 61 belge ve rapor bu büroya gönderilmiş. Bu büro 25 Mayıs 2012 tarihinde yasallaştırıldı. C5’in Ergenekon operasyonunun planlandığı illegal bir büro olduğu kesin. Anlamadığım, Dink ve Zirve cinayetleri ile Ergenekon arasında ilişkiyi ortaya çıkarmak için büro kuranların bu iki soruşturmayı neden birleştirmedikleri. Aslında istihbaratçılar hakkındaki iddianame bizi cevap konusunda aydınlatıyor. Neyse bu karanlık büronun başka ne için kullanıldığını yargılama sırasında öğrenebileceğiz.”

Devamını oku...

IŞİD Darth Vader ile korunmuş!

IŞİD operasyonunda çok sayıda plastik 'Darth Vader' maskesi bulundu.

Diyarbakır’da IŞİD’li teröristlere yapılan operasyonda çarpıcı kareler ortaya çıktı. Operasyon sonrası harabeye dönen evden çıkan Darth Vader maskeleri şaşkınlık yarattı. teröristlerin Star Wars filmlerinin kötü karakteri ‘Darth Vader’ın plastik maskesi ile şarapnel parçalarından korunmayı amaçladıkları iddia edildi.

IŞİD’cilerin villaları evleneceklerini belirterek kiraladıkları, dikkat çekmemek için sakallarını kestikleri ve taşınırken villanın etrafına branda çektikleri ortaya çıktı. Villalardan birinin ağustos ayında 500 liraya Bingöl nüfusuna kayıtlı 30 yaşındaki O.T. tarafından kiralandığı belirlendi. O.T.’nin emlakçıya, “Yakında düğün yapacağım. Annemi babamı yanıma alıp ailemle kalacağım” dediği öğrenildi. Emlakçının yakın zamanda villaya gidip “Hâlâ evlenmemişsin. Seni çıkarmak zorunda kalacağım” dediği, kiracınınsa “Birkaç ay bu şekilde kalacağımı söylemiştim, evleneceğim” yanıtını verdiği belirtildi.

‘BAHÇEYE BRANDA GERDİLER’

İlk operasyonun yapıldığı villanın sahibi R.E. ise evi haziran ayında bin liraya Batman nüfusuna kayıtlı 28-30 yaşlarında bir gence kiraladığını söyledi. Evli ve 1 çocuk sahibi olduğunu ifade eden gencin kirayı 1 hafta önceden ödediğini belirten R.E., “Efendi biriydi. Bir kez eve gittim. Evde 2 genç daha vardı. Aile görmedim. Hiç şüphelenmedim. Sabah evimde, operasyonu bitirdikten sonra çıkarılan 2 cesedi teşhis etmem istendi. Cesetlerden 2’si de evi kiraya verdiğim şahıs değildi” dedi. IŞİD’cilerin villalarından birine komşu olan Azat İpek de şunları söyledi:

 

“1 hafta önce taşındılar. Taşınırlarken bahçenin yan duvarlarındaki telleri brandayla kapattılar. Kamyon evin kapısına kadar yanaştı. Dün akşam da bahçede kazma kürek sesleri geliyordu. Muhtemelen bombaları döşediler. Yüzlerini hiç görmedik. Evi kiralayan geç saatlerde geliyordu. Evin kapısında büyük insana ait botlar görüyorduk. Saat 01.30’da polis operasyon olacağını söyleyip bizi evden çıkardı.” Baskın yapılan villalardan birinin bitişiğinde oturan Fahri Gerkez ve 14 kişilik ailesiyse duvarlara isabet eden kurşunlardan kaçmak için villanın alt katındaki tuvalet ve banyoya sığındı. Saatlerce mahsur kalan aile fertleri eve yanaşan zırhlı araçlarla tahliye edildi. Evin hanımı Sevdet Gerkez, yaşadıklarını şöyle anlattı:

‘GECELERİ KAZI YAPIYORLARDI’

“15 yıldır burada oturuyoruz. 2 ay önce taşındılar. Bahçede çalıştıklarını görünce Kürtçe ‘Komşu hayırlı olsun’ dedim. Gençlerden biri ‘Abla ben Zaza’yım Kürtçe bilmiyorum’ dedi. Sonra hiç iletişimimiz olmadı. Geceleri Zazaca ve Arapça konuşup kazı yapıyorlardı. IŞİD’li olabileceklerini hiç düşünmedik. Silah sesleriyle uyanıp eve kurşunlar isabet edince çoluk çocuk tuvalete, banyoya sığındık. Polisten kaçmak için evimizin duvarını kırıp içeri girmeye çalıştılar. Biz evden çıktıktan sonra ev ateşe verilmiş. Evimiz kül oldu. Mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz.”

ŞARAPNELE KARŞI ‘DARTH VADER’

Villa ve evlerde yapılan aramalarda IŞİD’ciler tarafından kullanılan çok sayıda Star Wars filmlerinin kötü karakteri ‘Darth Vader’ın plastik maskesi de bulundu. Teröristlerin bu maskeleri şarapnel parçalarına karşı korunmak amacıyla kullandığı öğrenildi.

Devamını oku...

Koza İpek Holding’e kayyum havuz medyasından!

Koza İpek Holding'in başına AKP yandaşı Sabah Gazetesi Reklam Müdürü getirildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi doğrultusunda, Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği, Koza İpek Holding ve bünyesindeki şirketlere kayyum atanmasına karar verdi. Bu kararla birlikte AKP iktidarına muhalifliğiyle bilinen Bugün ve Millet gazeteleri ile Kanaltürk ve Bugün televizyon kanalları da atanan kayyum tarafından yönetilecek. Karar uyarınca 22 şirketin yönetim kurumları lağv edilerek yerlerine 26 ayrı kayyum atandı. Şirketlerin bundan sonraki faaliyetleri kayyumlarca yürütülecek. Kayyumlar şirket bütçesinden aylık 10 Bin TL ücret alacak.

Hürriyet’te yer alan habere göre, hukuksal açıdan bakıldığında bağımsız isimlerden oluşması gereken kayyumun hükümete yakınlığıyla bilinen Sabah ve ATV’yi de içeren Turkuvaz Medya Grubu’nun eski yöneticileriyle AKP bağlantılı isimler de var.

Koza İpek Holding AŞ ve maden-enerji şirketleri:

Özen Pala (Demiröz Mali Müşavirlik’te mali müşavir), Arif Yalçın, Mustafa Akçil, Hayrullah Dağıstan, Mustafa Şimşek, Hamza Yanık, Ali Yazlı (Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Bağımsız Denetçi/ AK Parti’den Ümraniye Belediye Meclis Üyesi ve Encümeni), Cahit Demiral, Yasin Kalem.Basın şirketleri: Ali Rıza Esmen, Çetin Altay, Hüdai Bal, (Daha önce Turkuvaz Medya Grubu’nda çalıştı, daha sonrasında TMSF tarafından SHow TV yönetimine atandı.) Fatih İcin, Bilal Koyuncu, Ümit Önal (Turkuaz Medya Grubu’nda reklam grup başkanlığı yaptı. Digiturk Yönetim Kurulu Üyesi) Diğer şirketler: Ali Yazlı, Hayrettin Bıyıklıoğlu, Kemal Yıldır, Yusuf Atmaca, Şahin Dağlı, Özen Pala, Kemal Yıldır, Hasan Ölçer,  Mehmet Tunçel, Mehmet Üzer, Nevzat Demiröz (AK Parti Bitlis Milletvekili Vedat Demiröz’ün kardeşi, mali müşavir) Hikmet Keleş, Yasin Kalem, Hamza Yanık, Arif Yalçın.

KAYYUM NEDİR?

İpek Koza Holding’e bağlı 22 şirket Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kararıyla kayyuma devredildi. Peki, şirketlerin devredildiği kayyum nedir?

Kayyum, devlet aracılığıyla tüzel ( hukuk bakımından birçok kişinin veya malın topluluğundan doğan ve tek bir kişi sayılan varlık) kişiliklerin ihtiyacından doğan hakemlik, geçimsizlik, arıtma ve benzeri süreçlerde, tüzel kişiliklerin belli işlerini yönetmek ya da meta varlığını yönetim etmek için, geçici süreyle atanan yöneticidir.

Kayyum atanmısının olduğu yerde, şirketin önceki yetkililerinin tüm yetkileri alınır ve kayyuma devredilir. Böylece Kayyum, o şirket için tek yetkili haline gelen bir konumdadır.

Kayyum idaresine geçen şirketler, Kamu İhale Kanununa göre iflas masasındaki şirket veya tasfiye halinde şirket görüldüğünden kamu İhalelerine katılamazlar.Yurtdışı iş anlaşmaları yapamazlar, yapmış olsalar bile bu anlaşmalar, devlet tarafından onaylanamaz.

Kayyum vesayet organlarından birisidir. Kayyum sadece belirli işleri görmek veya mal varlığını yönetmek için görevlendirilir.

Devamını oku...

Lübnan’da 2 ton uyuşturucuyla yakalanan Suudi prense gözaltı

Lübnan polisinin Suudi prense ait özel bir jette yaptığı operasyonda 2 ton uyuşturucu madde ele geçirildi

Lübnan’ın başkenti Beyrut’taki Refik Hairiri Uluslararası Havalimanı’nda yapılan bir operasyonda, bir körfez ülkesinden gelen özel jette 2 ton sentetik uyuşturucu madde ‘amfetamin’ yakalandığı açıklandı.

Operasyonun ardından Abdül Muhsin Bin Welid Bin Abdülaziz ile dört Suudi Arabistan vatandaşı havalimanı polisi tarafından gözaltına alındı.

40 BAVULA SAKLANMIŞ 2 TON UYUŞTURUCU

Suudi Arabistan’a uçması planlanan jette yapılan aramada 40 bavula saklanmış 2 ton sentetik uyuşturucu madde “amfetamin” türü olan Captagon bulundu.

Yapılan operasyon sonucu ele geçirilen 2 ton uyuşturucu maddenin, bugüne kadar Refik Hairiri Uluslararası Havalimanı’nda ele geçirilen en yüksek miktarda uyuşturucu olduğu belirtiliyor.

OPERASYONUN ARDINDAN İDDİALAR…

Bir iddiaya göre, Suudi Arabistan Kralı Selman’ın hayattaki 12 oğlundan 8′i, kendisine karşı darbe hazırlığındaydı.

‘IŞİD’İN TERCİH ETTİĞİ UYUŞTURUCU’

Ele geçirilen Captagon ya da Fenetylline olarak amfetimin türünün, “IŞİD militanlarının tercih ettiği” ve “örgütte savaşmasını sağlayan” uyuşturucu olduğu biliniyor.

IŞİD militanlarının Captagon kullandığı iddiaları kesin olmasa da, 2 ton uyuşturucudan elde edilecek gelirin Suudi hükümetinin IŞİD terörünü desteklemekte kullanıldığı ortaya atılan bir diğer iddia.

Devamını oku...

Yandaş Cem küçük yine tehdit etti

AKP’ye yakın Star gazetesinin yandaş kalemi Cem Küçük, hızını alamadı ve AKP'lileri de tehdit etti.

AKP’ye yakın Star gazetesinin yandaş kalemi Cem Küçük, “Başka Türkiye yok” başlıklı “toplumsal uzlaşma” mesajı veren AKP’ye yakın Yenişafak’ın başlattığı kampanyaya sert çıktı.

AKP’ye yakın Star gazetesi yazarı Cem Küçük, “Başka Türkiye yok” başlıklı “toplumsal uzlaşma” mesajı veren AKP’ye yakın Yenişafak’ın başlattığı kampanyaya sert çıktı. Cem Küçük eski AKP’lileri ise “Seçim geçsin diye bekliyoruz” diyerek tehdit etti.

Cem Küçük bugünkü yazısında “Bu uzlaşma saçmalığından vazgeçin” diyerek Yenişafak’ı hedef aldı. Yenişafak ve toplumsal uzlaşma isteyenlerle “kavga edeceklerini” ifade eden Küçük, “Yenilgiyi görünce, güç ellerinden kayınca toplumsal uzlaşma diyenlerle biz kavga etmeye devam edeceğiz” dedi.

“ESKİ AK PARTİLİLERE DE YAPTIKLARINI HATIRLATACAĞIZ”

Cem Küçük, AKP’lilere yönelik tehditlerini sürdürerek şunları yazdı:

“Yaptıkları ihanet ve ettikleri kötülüklerin hesabını hukuk önünde soracağız. Seçim geçsin diye bekliyoruz. İhanet ve yanlış içerinde olan eski AK Partililere de yaptıklarını hatırlatacağız. Bunun için bir bedel ödememiz gerekiyorsa onu da ödemeye hazırız.”

“HA, ÖZÜR DİLERLER, YANLIŞ YAPTIK, BİZE ACIYIN DERLERSE…”

Uzlaşın demenin kendilerince “küfür” sayıldığını söyleyen Cem Küçük, yazısını şöyle sonalandırdı:

“Bu ülkeye her türlü hainliği yapan, Türkiye’ye karşı başka ülkelerin yanında saf tutan, yabancı istihbaratın kölesi olan, bu ülkeyi müstemlekeye çevirmek isteyen herkes düşmanımızdır. Bunlarla uzlaşın demek bize küfür etmektir. Bu milleti yok saymak demektir.

Ve ihanet eden herkesle hukuk içerisinde bütün gücümüzle mücadele edeceğiz. Teröre arka çıkan tüm sermaye ve medya kuruluşlarını püskürteceğiz. Ha, özür dilerler, yanlış yaptık, bize acıyın derlerse o zaman pişmanlık yasasından yararlanıp onları affedebiliriz.”

Devamını oku...

AKP’den Bülent Arınç’a yanıt geldi!

Bülent Arınç'ın 'Bazılarına karşı sevgim azaldı' açıklamasına AKP'li Nükhet Hotar'dan uyarı gibi cevap geldi.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar, eski Başbakan Yardımcısı ve AKP’nin kurucularından Bülent Arınç’ın ‘Bazılarına karşı sevgim azaldı’ sözlerine cevap verdi.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar, CNN Türk özel yayınına katıldı. Hafta sonu eski Başbakan Yardımcısı ve AKP’nin kurucularından Bülent Arınç’ın yapmış olduğu, ”Bazılarına karşı sevgim azaldı” sözlerine cevap verdi. Hotar, “Biz ileride çocuklarımıza anlatırken de tarih onu ya da bizi yazarken de saygın bir isim olarak yazsın. Onu bugüne kadar taşıyan, siyaseten var eden belli noktalarda çok önemli görevler veren kişilere karşı, anlayışa karşı hem saygısını hem de mümkünse sevgisini korumasını dileriz” dedi.

AKP’DEN 5. PARTİ ÇIKAR MI?

‘AKP’nin içinden 5. parti çıkar mı?’ sorusuna ise, “Bunu daha önce yapmak isteyenler oldu, mesela Erkan Mumcu mesela Abdüllatif Şener. Ama başarılı olamadılar. AKP’nin içinden böyle bir grup çıkacağını zannetmiyorum. Ama çıksalar bile başarılı olamazlar” diye yanıt verdi.

Devamını oku...

Fuat Avni yine yazdı: Erdoğan savcılar için talimatı verdi

Fuat Avni, 1 Kasım seçimleri çok önemli iddialarda bulundu. İşte sandık hileleri hakkında çok çarpıcı iddialar...

Fuat Avni’den 1 Kasım seçimlerine sayılı günler kala çok çarpıcı iddialar geldi. Avni, Erdoğan’ın çok gergin olduğunu, AKP Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş’ın direkt olarak Davutoğlu’nu görmezden gelerek, Erdoğan’a çalıştığını öne sürdü.

Öne sürülen bu çalışma kapsamında ise Ataş’ın AKP Kadın Kolları ile gizli bir toplantı ayarladığı ve Erdoğan’ın bu toplantıda kadınları tek tek sorguladığı, kimin evli kimin bekar olduğuna kadar birçok konuda notların alındığı iddia edildi.

Fuat Avni, Erdoğan’ın parti içinde düzenlediği toplantılardan Davutoğlu’nun ya haberinin olmadığını ya da çok sonra olduğunu öne sürerken, seçim için yapılacak manipülasyonlarla ilgili talimatlarını Mustafa Varank üzerinden ilettiğini iddia etti.

Fuat Avni, Erdoğan ve çevresindekilerin seçim için yapılan bu mücadelenin aslında hukuk karşısında hesap vermeme mücadelesi olarak gördüğü için, bu meselenin aslında tamamiyle ‘ölüm kalım’ mücadelesi olduğu iddiasında bulundu.

Fuat Avni ayrıca, seçim öncesi yapılan ‘hile’ toplantısında İstanbul Adliyesi’ndeki savcıların birbirine düştüğü bilgisi alan Erdoğan’ın bu duruma çok sinirlendiği ve toplantı boyunca Erdoğan’ın bu savcılar hakkında, ‘Bu adamlara asla güven olmaz günü gelince hepsi bizi satar’ dediğini öne sürdü.

Erdoğan aleyhine dosya hazırlandığını öne süren Fuat Avni, Erdoğan’ın bunu öğrenmesiyle birlikte, ‘Bunları böcek gibi ezin’ talimatı verdiğini iddia etti.

İşte Fuat Avni’nin attığı o tweetler:

“İKTİDAR OLMAZSA YARGILANACAĞINI BİLİYOR”

Y…., 1 Kasım’da istediği sonucu almak için her yolu deniyor. Korku doruğa çıkmış, iktidar olamazsa yargılanacağını biliyor. Y…. hazırlattığı kirli planların ‘harfiyen’ uygulanması için avanelerle sürekli görüşme halinde ve çok gergin.

“KADINLARA DİNDEN İMANDAN BAHSEDERKEN NAMAZI KAÇIRDI”

Seçimle ilgili çalışmaları, Y….’in güvendiği avanelerinden Teşkilat Başkanı Mustafa Ataş yürütüyor. Mustafa Ataş, Davutoğlunu dikkate bile almıyor. Doğrudan Y….’e bağlı çalışıyor. Gül’e yakın isimler pasifize edildi. Teşkilat içerisinde kadın kollarının ağırlığı ele alınınca Y…., kadın kollarıyla İstanbul’da toplantı yaptı. Toplantı bilinip duyulmasın diye planlanandan iki saat geç gidildi. Y…., partili kadınlara ‘Sokak sokak dolaşıp oy toplayın’ dedi. Kadınlara, dinden imandan bahsederken seçim toplantısı daha önemli diye ikindi namazını da ķılmadı. Kadınları tek tek sorguladı. Kim evli kim bekar, kimin eşi nerede çalışıyor, not aldırdı. Üç çocuk meselesini uzun uzun anlatan Y…., kadınları utandıracak kadar seviyesizleşti. Muhakemesini kaybettiğinden dengesizleşebiliyor. Y….’in parti içinde kiminle görüştüğünden, kimlerle toplantı yaptığından Davutoğlu’nun haberi olmuyor ya da çok sonra oluyor.

“TEŞKİLATLAR OY ÇALMAK İÇİN HAZIR”

Seçim için kadın kollarını organize eden Y…., algı operasyonu merkezi olarak Anadolu Ajansı’nı kullanıyor. Y…., seçimde yapılacak manipülasyonlarla ilgili talimatlarını Ataş ve Ajans’ın başındaki Şenol Kazancı’ya Varank üzerinden iletiyor. Son toplantıda teşkilatın ve Ajans’ın oy çalma oyununa hazır oldukları bildirilince Y…. biraz olsun keyiflendi. Her şeyi dikkatle takip eden Y…., Varank’ı Ataş ve Kazancı’ya gönderdi. Birlikte planın detaylarını gözden geçirdiler.

” AKP TEK BAŞINA İKTİDAR OLACAK ALGISI OLUŞTURULACAK”

Plana göre sandık başlarında bulunan AKP müşahidleri elde ettikleri sandık sonuç raporlarını Çağrı Merkezi’ne iletecekler. Çağrı Merkezi’nde her 30 sandığa bir sorumlu atandı. Sandık başlarındaki AKP’li görevlilerin telefonları bu sorumlulara verildi. Oy sayımı biter bitmez, bu görevliler Çağrı Merkezi’ndeki kendilerinden sorumlu kişileri arayıp sonucu iletecekler. Aramakta gecikirlerse, merkezdeki kişi sorumlu olduğu sandıkların başındaki görevlileri arayıp sonuçları alacak. Sonuçlar AKP Genel Merkezi’nde toplanacak. SEÇSİS’e entegre şekilde hazırlanmış bir yazılımla da AKP lehine olacak şekilde değiştirilecek Sandık başlarında çirkeflik yapmak için çok sayıda avukat  görevlendirdiler. İşi sandıklardan itibaren sıkı tutmayı planlıyorlar. Oy oranları manipüle edilmiş şekliyle Anadolu Ajansı’na aktarılacak. Ajans abone TV’lere bu sahte rakamları geçecek. Anadolu Ajansı, SEÇSİS üzerinden oynanması planlanan oyunun kamuoyu nezdinde alt yapısını hazırlamış olacak. Algı, oy oranlarına göre değil AKP’nin tek başına iktidar olacağı izlenimini verecek biçimde kurgulandı.

“SEÇİM HEPSİ İÇİN ÖLÜM KALIM MESELESİ”

Ne yapacağı kendilerine anlatılan Ataş ve Kazancı, AKP kaybettiğinde, yaptıkları hukuksuzlukların hesabını vereceklerini biliyorlar. Y…. ve avaneleri, seçim için mücadeleyi, hukuk karşısında hesap vermeme mücadelesi olarak görüyor. Onlar için ölüm kalım meselesi. Seçim hileleri toplantısı yapılırken, İstanbul Adliyesi’nde savcılarının birbirine düştüğü haberinin gelmesi, Y….’i çıldırttı. Y…., toplantı boyunca ‘Bu adamlara asla güven olmaz günü gelince hepsi bizi satar’ diye söylenip durdu.

“BUNLARI BÖCEK GİBİ EZİN” TALİMATI!

Y….’e gelen bilgi notunda, Orhan Kapıcı, İrfan Fidan, Fuzuli Aydoğdu ve İsmail Özsoy’un kavgalı olduğu yazılıydı.  Hakyolcularla, ‘ülkücü görünümlü’ ekibin birbirleri ve Y…. aleyhine dosya arşivlediği söylenince, Y…. ‘Bunları böcek gibi ezin’ dedi. Toplantı sonrası, Metin Kıratlı’ya hemen İstanbul’a giderek, haddini aşan(!) savcılara mesajını iletmesi talimatını verdi. İsrafsaray’a bugün iletilen bilgiye göre Kıratlı, sadece O.Kapıcı’yı ziyaret etti. İ.Fidan, F.Aydoğdu ve İ.Özsoy’a uğramadı. Kıratlı sadece O.Kapıcıyı ziyaret ederek Y….’in mesajını açıkça verdi, böylece İstanbul’da ilk ezilecekler(!) belli oldu. Y…. ve avaneler bir yandan, ‘biz bu işte yokuz’ diyen bürokratlarla, öte yandan seçim kumpasları ile meşguller. Partide, bürokrat ve yargı mensupları arasında bir çok aykırı ses var. Bunları bastırmak için yapılanlar artık sonuç vermiyor.

Devamını oku...

Kabataş yalanı Elif Çakır’ın fantezisiymiş!

Elif Çakır'ın Kabataş yalanına en çarpıcı yorum Ahmet Hakan'dan geldi.

Gezi Parkı direnişi sürecinde Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu’nun gelini Zehra Develioğlu, Kabataş’ta “100 kişilik, yarıçıplak erkeklerin saldırısına uğradığını” iddia etmiş, bu iddialar yandaş gazetelerde geniş yer bulmuştu. Daha sonra olaya ilişkin görüntülerde ise böyle bir olayın olmadığı yani Zehra Develioğlu’nun yalan söylediği ortaya çıkmıştı. Kabataş yalanı olarak tarihe geçen olayla ilgili yeni bir gelişme daha yaşandı. MOBESE görüntüleri, ‘içeriden’ anlatımlar ve son olarak polis raporuyla çürütülen ‘Kabataş yalanı’nın yayılmasını sağlayan ‘mağdur’ Z.D. ile söyleşinin altında imzası bulunan Star Gazetesi çalışanı Elif Çakır’ın kendisine “Bunları bu kadın mı anlattı?” diye soran editörüne, “Konuşacak hali yoktu. Ne anlatabilirdi ki? Ama ne demek istediğini ben anladım” karşılığını verdiği öğrenildi.

ELİF ÇAKIR’IN YALANLARIYMIŞ!

Söz konusu söyleşinin yayınlandığı Star gazetesinde o dönem politika editörü olarak görev yapan gazeteci Murat Seçkin, Taraf’taki yazısında, o gün gazetenin mutfağında yaşananları anlattı. Elif Çakır’ın Zehra Develioğlu yerine kendi cümlelerini habere koyduğunu söyledi.

Dün gündeme bomba gibi düşen tarihi itiraflara ilişkin en çarpıcı yorum Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’dan geldi. Ahmet Hakan, Hürriyet gazetesindeki köşesinde “O fanteziler Elif Çakır’ınmış” başlığıyla trajikomik olaya ilişkin çarpıcı yorumlarda bulundu.

“MEĞER ELİF ÇAKIR’IN FANZETİLERİYMİŞ”

İşte Ahmet Hakan’ın yazısındaki o bölüm;

-Üstleri çıplaktı.
-Deri eldivenliydiler.
-70/80 kişiydiler.
-Cinsel organlarını çıkarmışlardı.
-Bebeği fırlatıyorlardı.
Falan filan…
*
Elif Çakır, bu akıl almaz hikâyenin “Kabataş Gelini” tarafından kendisine anlatıldığını
söylüyordu haberinde.
*
Oysa gerçek hiç de böyle değilmiş.
Anlatılan “fanteziler”, aslında “Kabataş Gelini”nin fantezileri değil, Elif Çakır’ın
fantezileriymiş.
*
Dünkü Taraf gazetesinde Kabataş haberinin çıktığı dönemde Star gazetesinde
editörlük yapan Murat Seçkin’in yazısından öğrendim bu tarihi gerçeği.
Murat Seçkin yazısında olayı şöyle anlatıyor:
“Gazeteci Elif, mağdur gelinle yaptığı röportajı gazetenin sistemine atıyor. Sayfanın
editörü okuduklarını görünce şaşkınlığını gizleyemiyor. Bunları bu kadın mı anlattı?
Elif’in cevabı: Psikolojik olarak bitmiş durumda. Konuşacak hali yoktu. Ne
anlatabilirdi ki? Ama ne demek istediğini ben anladım.”
*
Böylece bir tarihi gerçek daha ortaya çıktı ve o meşhur fantezilerin gerçek sahibi
bulunmuş oldu.
Hayırlı, uğurlu ve mübarek olsun.

Devamını oku...

Diyarbakır’da IŞİD’le çatışma!

IŞID'in hücre evine düzenlenen operasyonda 4 terörist öldürüldü, 2 polis şehit oldu. 7 IŞİD'li de ölü ele geçirildi.

Diyarbakır güne silah ve bomba sesleriyle uyandı. IŞİD’e ait olduğu öğrenilen hücre evine düzenlenen operasyonda 2 polis şehit oldu. 2 polisin de yaralandığı operasyonda 7 IŞİD’linin öldürüldüğü 3 IŞİD’linin de sağ ele geçirildiği bildirildi.

Diyarbakır’ın merkez Kayapınar İlçesi’nin Huzurevler Mahallesi’nde IŞİD’e ait olduğu belirtilen bir hücre evinin bulunduğunu belirleyen Emniyet Müdürlüğü ekipleri, bugün saat 04.00 sıralarında eve operasyon düzenledi.

Evin bulunduğu sokak üzerinde zırhllı araçlarla geniş güvenlik önlemleri alındıktan sonra operasyon başlatıldı. Özel harekat polislerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda polisin katıldığı operasyonda, evden açılan ilk ateşte 2 polis memuru yaralandı. Yaralı polisler ambulansla yakında bulunan özel bir hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Ancak, 2 polis de yapılan tüm müdahaleye rağmen şehit oldu. Çatışma sırasında silah ve patlama sesleri duyuldu.

7 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ

Operasyonda 7 IŞİD’linin de öldürüldüğü ifade edildi. 3 IŞİD’li teröristin de sağ ele geçirildiği kaydedildi.

Devamını oku...

Erdoğan pazarlıkta, Almanya PKK’ya silah derdinde

Almanya Başbakanı Merkel’den "göçmenler için para isteyen" Erdoğan, PKK konusunda kılını kıpırdatmadı.

 

Ali GÜLEN / FRANKFURT

Erdoğan ve Merkel, altın varaklı koltuklarda otururken, Antonov gibi dev uçaklarla PKK ve PYD’ye binlerce ton silah gitti.

Almanya Başbakanı Merkel’in Türkiye ziyaretinin yankıları sürüyor. Avrupa Birliği Türkiye’yi parayla ikna ederen, PKK ve PYD konusunda büyük tavizler verildi. Erdoğan’ın sadece “içeride tepkileri dindirmek için farklı konuştuğu” da ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Merkel’i altın varaklı koltuklarda ağırlayıp şov yaptığı gün, Antonov 124-100 tipi dev Rus uçaklarıyla Almanya’dan Kürtler’e ağır silahlar gönderildi. Türkiye’nin sadece paraya endekslendiği ve AB’den gelecek paranın miktarını artırmak için çabaladığı anlarda, Merkel yapacağını yaptı.

DEV ANTONOVLAR TAŞIYOR

Erbil Havaalanı’na bir kaç gün önce inen dev kargo uçağından, zırhlı araçlar, personel taşıyıcılar, Alman son teknoloji ürünü piyade saldırı silahları ve sayılamayacak kadar çok askeri mühimmat indirildi.

Silahların indirilmesine ve PKK’nın Suriye kolu olan PYD’ye verilmesine bizzat Alman askerleri eşlik etti. Alman askerler, “İşte Kürt otonomi bölgesi. Bu silahlar onlar için geliyor ve biz gerekli düzenlemeleri yapıp onlara teslim edeceğiz” açıklamasını yaptı. Görüntüler Alman basınına dağıtıldı.

PKK’YA YARDIMI KESTİREMEDİ

Almanya Başbakanı Merkel’le, Davutoğlu ve Erdoğan arasındaki görüşmelerde bu konunun, pek ciddi şekilde ele alınmadığı öğrenildi. Sadece paraya endekslenen ve AB’den gelen yardımlarla, bir kaç AB başlığına yoğunlaşan Ankara, Merkel’e, “PYD’ye yardımı kesin, göç krizini bitirelim” kartını oynayamadı.

Merkel de, bunu gördüğü için bir yandan göçmenlerin Türkiye’de kalmasını kabul ettirdi, diğer yandan da PKK’nın Suriye kolu olan PYD’ye silah yardımını artırarak devam ettirmeye başladı.

Devamını oku...

Irak’ta Kerbela anması

Irak'ın başkenti Bağdat'ta, Muharrem ayı hazırlıkları çerçevesinde "sinezan gösterisi" düzenlendi

 

Hz.Muhammed’in torunu İmam Hüseyin ve 72 kişinin katledilmesinin 1376. yıl dönümü ve Aşura Günü nedeniyle, Şii mezhebine mensup binlerce kişi Irak’ın başkenti Bağdat’ta sinezan gösterisi düzenledi.

 

Hicri takvime göre Muharrem ayının 10′uncu gününde öldürülen Hazreti Hüseyin’in yasını tutmak için Irak’ın çeşitli bölgelerinin yanı sıra İran, Pakistan ve Lübnan’dan da gelen binlerce Şii ağıt yaktı.

 

Bağdat’ın “Kifah” bölgesindeki gösteriye katılan yüzlerce kişi, Kerbela Olayı’nı canlandıran özel tasarlanmış kıyafetler giyerek, kilometrelerce yürüdü.

 

Şii Müslümanlar, “Ya Hüseyin”, “Ya Şehit” ve “Ya Mazlum” gibi sloganlar atıp Hazreti Hüseyin’e bağlılık ve sevgilerini ifade etmek maksadıyla ellerindeki kılıçlarla başlarını vurarak yaralar açıyor ve zincirlerle kendilerini dövüyor.

Devamını oku...

Şehit dedesinin evinin demirleri çalınmış!

Serikli şehit Barış Akkabak'ın dedesi Ramazan Akkabak için yaptırılan evin demirlerinin müteaahhidi tarafından çalındığı iddia ediliyor.

 

2 Ağustos’ta Mardin’in Midyat ilçesinde şehit edilen Barış Akkabak’ın dedesi için yaptırılan evin demirlerinin, evi yapan müteahhit tarafından ‘çalındığı’ iddiası Antalya’yı karıştırdı. Müteahhitin, AKP’li belediye başkanının arkadaşı olması diğer CHP’li üyeleri ayağa kaldırdı.

Mardin’in Midyat İlçesi’nde geçen 2 Ağustos’ta bölücü terör örgütü PKK mensuplarınca yola döşenen mayının askeri aracın geçişi sırasında patlaması sonucu şehit düşen jandarma komando er 20 yaşındaki Barış Akkabak’ın dedesi Ramazan Akkabak yamalı pantolonuyla Türkiye gündemine gelmişti. Şehidi büyüten ve birlikte yaşadıkları dedesi ve anneannesi Havva Akkabak’ın Serik İlçesi Kozan Mahallesi’nde bulunan gecekondu tipindeki evlerinin yerine, Serik Belediyesi yeni bir ev yapmak için çalışma başlattı.

DEMİRLER ÇALINDI İDDİASI!

Belediye tarafından yapımı devam eden yeni evin inşaatıyla ilgili bir iddia ilçeyi karıştırdı. Serik Belediyesi’nin CHP’li Meclis Üyesi Abdullah Akbaba, dün Serik Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı suç duyurusunda Serik Belediye Başkanı AKP’li Ramazan Çalık’la çok yakın olduğu ve belediyenin birçok menfez, park, köprü gibi inşaat işlerini yaptığını öne sürdüğü müteahhit H.K.’nın, şehit Barış Akkabak’ın dedesinin belediye tarafından yaptırılan yeni evin inşaat işini de üstlendiğini bildirdi.

 

DEDEKTİF GİBİ ARAŞTIRDI

Geçen hafta müteahhit H.K.’nın, şehit ailesinin evini yaptırmak amacıyla Serik Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nden, şehit ailesinin yeni ev inşaatına götürülmek üzere 5 bağ yaklaşık 10 ton demir aldığını belirten Akbaba, çevreden aldığı duyumlar üzerine şüphelenerek bir araştırma yaptığını kaydetti. Şehit ailesinin yanına gittiğini ve kaç bağ demir geldiğini sorduğunu vurgulayan Akbaba, suç duyurusunda şu ifadelere yer verdi: “Kendileri 2 bağ (4 ton) geldiğini söyleyip gelen demirleri gösterdiler. Serik Belediyesi’ne geçerek bu durumu (Fen İşleri’nde yetkili) Uğur Karatoy ve Cengiz Erkek’e anlattım. Uğur ve Cengiz demiri götüren vinç operatörü Soner Çetindarı’yı arayarak, 5 bağ demiri nereye bıraktığı ve nereye gittiğini sordu. Bunun üzerine 3 bağını Serik Kökez Mahallesi’ndeki H.K.’nın inşaatına bıraktığını, 2 bağ demiri ise şehit evine bıraktığını söyledi. Serik Belediyesi’ni dolandıran ve izinsiz malzeme alan H.K.’dan şikayetçiyim.” Akbaba, Fen İşleri’ndeki yetkilileri ve vinç operatörünün de tanık olarak dinlenmesini ve suçluların cezalandırılmalarını talep etti.

 

BELEDİYE BAŞKANININ ARKADAŞI İDDİASI

İddialarıyla ilgili açıklama da yapan Abdullah Akbaba, müteahhit H.K.’nın, Serik Belediye Başkanı Ramazan Çalık’ın çok yakın siyasi arkadaşı ve belediyenin müteahhidi olduğunu iddia etti. Serik Belediyesi’nden yapılan açıklamada, iddialarla ilgili soruştma başlatıldığı, olayda suç unsuru tespit edilmesi halinde sorumlular hakkında en ağır şekilde işlem yapılacağı kaydedildi.

 

ÇALIK: MALZEMEYİ KULLANACAK

Olayla ilgili henüz müteahhitle görüşmediğini ve kendilerinin de iddiaları soruşturduklarını belirten Serik Belediye Başkanı Ramazan Çalık ise “Zaten protokol yapılmış, orada o malzemeyi kullanmak zorunda. Yani hırsızlık yapması veya kendi inşaatına indirmesine inanmıyorum. Yanlış yaptığını sanmıyorum. O da suç duyurusunda bulunacakmış ‘iftira’ diye. Ben de henüz kendisine sormadım. Müteahhidin de belirli bir kimliği var. 3 demire kalacağını sanmıyorum. Şehitlere yapılan bir hizmet ve istismar edilmemeli” dedi.

Devamını oku...
Bu RSS beslemesine abone ol