
Einstein, İzafiyet Teorisini 117 yıl önce bugün açıkladı.
Dünyanın algılanış biçimini etkileyen teori aynı zamanda Einstein’ın adını tarihe yazdı. Ardından gelen tüm bilim insanlarını etkiledi.
İşte İzafiyet Teorisinin tüm ayrıntıları…

Fizikte, özel görelilik teorisi veya izafiyet teorisi, uzay ve zaman arasındaki ilişkiyi açıklayan bir bilimsel teori olarak tanımlanıyor. Albert Einstein’ın orijinal çalışmalarında teori, iki varsayıma dayanıyor:
1-) Fizik yasaları, tüm atalet referans çerçevelerinde (yani ivmesiz referans çerçevelerinde) değişmiyor.
2-) Işık kaynağının veya gözlemcinin hareketinden bağımsız olarak vakumdaki ışığın hızı, tüm gözlemciler için aynı görülüyor.

1905’te Albert Einstein tarafından Annalen der Physik dergisinde, “Hareketli cisimlerin elektrodinamiği üzerine” isimli makalenin ikinci sayfasında açıklanan ve ardından beşinci sayfasındaki “bir cismin atıllığı enerji içeriği ile bağlantılı olabilir mi?” başlıklı makaleyle pekiştirilmesiyle ortaya çıktı. Teoriye göre bütün varlıklar ve varlığın fizikî olayları izafiydi.

Teoriye göre; zaman, mekan, hareket, birbirlerinden bağımsız değildi. Aksine bunların hepsi birbirine bağlı izafî olaylardı. Cisim zamanla, zaman cisimle, mekan hareketle, hareket mekanla ve dolayısıyla hepsi birbiriyle bağımlıydı. Bunlardan hiçbiri müstakil değildi, kendisi bu konuda şöyle dedi:

“Zaman ancak hareketle, cisim hareketle, hareket cisimle vardır. O halde; cisim, hareket ve zamandan birinin diğerine bir önceliği yoktur. Galileo’nin Görelilik Prensibi, zamanla değişmeyen hareketin göreceli olduğunu; mutlak ve tam olarak tanımlanmış bir hareketsiz halinin olamayacağını önermekteydi. Galileo’nin ortaya attığı fikre göre; dış gözlemci tarafından hareket ettiği söylenen bir gemi üzerindeki bir kimse geminin hareketsiz olduğunu söyleyebilir.”

Einstein’ın teorisi, Galilei’nin Görelilik Prensibi ile doğrusal ve değişmeyen hareketinin durumu ne olursa olsun tüm gözlemcilerin ışığın hızını her zaman aynı büyüklükte ölçeceği önermesini birleştiriyor. Bu teorem sezgisel olarak algılanamayacak, ancak deneysel olarak kanıtlanmış birçok ilginç sonuca varmamızı sağlıyor.
Özel görelilik teoremi, uzaklığın ve zamanın gözlemciye bağlı olarak değişebileceğini ifade ederek Newton’ın mutlak uzay zaman kavramını anlamsızlaştırıyor.

Uzay ve zaman gözlemciye bağlı olarak farklı algılanabiliyor.
Bu teorem, madde ile enerjinin ünlü E=mc² formülü ile birbirine bağlı olduğunu da gösteriyor. Özel Görelilik teoremi, tüm hızların ışık hızına oranla çok küçük olduğu uygulama alanlarında Newton mekaniği ile aynı sonuçları veriyor.

Teoremin özel ifadesiyle anılmasının nedeni, görelilik ilkesinin yalnızca eylemsiz gözlem çerçevesine uygulanış şekli olmasından kaynaklanıyor.
Einstein tüm gözlem çerçevelerine uygulanan ve yerçekimi kuvvetinin etkisinin de hesaba katıldığı Genel Görelilik Teoremini geliştirdi.

Özel Görelilik, yerçekimi kuvvetini hesaba katmıyor ancak ivmeli gözlemcilerin durumunu da inceliyor.
Özel Görelilik, günlük yaşamımızda mutlak olarak algıladığımız, zaman gibi kavramların göreli olduğunu söylemesinin yanı sıra, sezgisel olarak göreceli olduğunu düşündüğümüz kavramların ise mutlak olduğunu ifade ediyor. Birbirlerine göre hareketi nasıl olursa olsun tüm gözlemciler için ışığın hızının aynı olduğunu söylüyor.

Özel Görelilik, c katsayısının sadece belli bir doğa olayının (ışık) hızı olmasının çok ötesinde, uzay ile zamanın birbiriyle ilişkisinin temel özelliği olduğunu ortaya çıkardı.
Özel Görelilik ayrıca hiçbir maddenin ışığın hızına ulaşacak şekilde hızlandırılamayacağını açıklıyor.